Pandemiyle Değişen Gayrimenkul Alışkanlıkları

Olurdu olmazdı derken Covid-19 pandemisinin ikinci dalgasının tam ortasında olduğumuz şu günlerde alışkanlıklarımızdaki değişiklikler en çok ilgimi çeken konulardan biri.

Bir önceki yazımda, sizlere, pandeminin hızlandırdığı dijital dönüşümün gayrimenkul sektörüne olan etkilerinden kısaca bahsetmiştim. Peki, tüketici tercihlerindeki -gayrimenkul sektörünü doğrudan ilgilen- en önemli değişiklik ne olabilir sizce? Evlere yeniden kapandığımız bu günlerde cevabı bulmak pek de zor olmasa gerek…

Yapılan bir araştırmada, katılımcıların yüzde 74’ü gelecekte satın almayı düşünecekleri evin yeterli büyüklükte bir balkonu ya da kış bahçesi olması gerektiğini şart koşarken büyük çoğunluğu ise balkon büyüklüğünün evin büyüklüğünden daha önemli olduğu görüşünü paylaşmış.

Bu ne demek? Artık tüketiciler, çevreye duyarlı ve dışa bağımlılığı az olan konutları tercih etme eğilimi gösteriyor. Dört duvar arasına sıkıştığımız günlerin ardından açık hava ile temas etme arzusu artıyor, kapatılan balkonlar yeniden açılıyor ve talep, şehir merkezinden, daha sakin ve nezih bir yaşam tarzı sunan bölgelere doğru kayıyor.

“Bahçeli ev” hayali, artık bir lüks olmanın da ötesinde bir ihtiyaca dönüşüyor. Kuşkusuz bu da, pazarda ulaşılabilir fiyatlı müstakil evleri içerecek projeleri zaruri kılmakta. Emlak sektöründe uzun vadeli yatırım düşünenlerin gözden kaçırmaması gereken bu “yeni ihtiyaç”, önümüzdeki yılların gayrimenkul trendini de belirleyecek gibi görünüyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.