Koşmasaydım…

Hani “Bir kitap okudum ve hayatım değişti.” derler ya, işte Haruki Murakami’nin Koşmasaydım Yazamazdım’ı da benim için böyle bir kitap. Murakami’nin koşu tutkusunu duru bir dille anlattığı satırlar, öz disiplinin önemine dair farkındalık kazandırırken kendi tutkumu da keşfetmemi sağladı. Şimdi lafı çok uzatmadan, hazır yasaklar da geri gelmiş ve spor salonları kapanmışken, yeni başlayanlar için hazırladığım koşu rehberine bir göz atalım. 🙂

Gerçekçi olun

Ne olursa olsun bir işe başlamadan önce kendinize bir hedef koymanız çok önemlidir. Fakat bu hedef gerçekçi olmazsa yaşayacağınız olası bir hayal kırıklığı, çabucak vazgeçmenize neden olabilir.Henüz ilk günden kendinize koyacağınız “Bugün 10 km koşacağım!” hedefi, çok büyük ihtimalle amacına ulaşamayacak ve motivasyonunuzu düşürecektir. Bunun yerine, “Birkaç haftalık düzenli antrenmandan sonra 10 km koşacağım.” gibi bir hedef çok daha yerinde olacaktır.


Vücudunuza zaman tanıyın

Yeni başlamanın hevesiyle kendinizi son derece zinde ve coşkulu hissedebilirsiniz. Fakat bu psikolojik coşku hali, vücudunuz için ilk zamanlar pek de geçerli olmayabilir. Koşularınıza öncelikle yavaş tempoda başlayın ve vücudunuzu dinleyin. O size ne zaman hızlanmaya hazır olduğunu söyleyecektir.


İyi ayakkabılar = İyi koşu

Spor salonlarının aksine koşu neredeyse maliyetsiz olsa da koşu ayakkabılarınıza yatırım yapmanız, daha iyi ve sağlıklı koşabilmeniz için olmazsa olmazdır. İyi bir koşu ayakkabısı, duruşunuzu düzeltirken sağlayacağı iyi teknik ile incinme şansınızı da azaltacaktır. Bütçenize uygun ve ayağınıza tam oturan mükemmel koşu ayakkabınızı bulmak için acele etmeyin ve bol bol denemekten çekinmeyin.


Bahanelere sığınmayın

Spora başlayan çoğu insanın bir iki antrenmandan sonra sessiz sedasız vazgeçmesinin sebebi, o ilk bahanedir! Yağmur yağıyor olabilir, yapacak çok işiniz olabilir veya en basitinden canınız istemiyor olabilir. Ciddi bir rahatsızlığınız olmadığı sürece kendinizi zorlayın, ayakkabılarınızı giyin ve koşmaya başlayın! Gerisi kendiliğinden gelecektir.

Teknolojiden yararlanın

Koşu antrenmanlarına yeni başlıyorsanız en iyi dostunuz koşu app’leri olabilir. Benim de kullandığım bir koşu app’i olan Nike Run Club, çeşitli koşu planları ve ayrıntılı analizleriyle hem amatörler hem de profesyoneller için alanının en iyilerinden.Ve elbette müzik… Koşarken dinlemek üzere önceden hazırlayacağınız bir “playlist” hem sizi motive edecek hem de antrenmanınızı yarıda kesip müzik seçme derdinden kurtaracaktır.

Esnemeyi ve su içmeyi atlamayın

Yukarıdaki tüm maddeler bir yana, bu ikiliyi yapmayacaksanız belki de koşuya hiç başlamamak sizin için daha iyi bile olabilir!Koşu öncesi ve sonrası yapacağınız esneme hareketleri, kaslarınızı koşuya hazırlayacak, sakatlanma riskinizi azaltacak ve koşu bitiminde olası ağrıları engelleyecektir. Su içme konusunda ise aslında söyleyecek pek bir şey yok. App’siz olur, müziksiz olur hatta belki koşu ayakkabısız bile olur ama susuz OLMAZ!

Bu mini rehberi; gece-gündüz, yağmur-çamur demeden sürdürdüğüm koşu antrenmanlarımın meyvesi, 10 kilometrelik Runatolia 2021 parkurundan bir fotoğraf ile sonlandıralım. :)Benimle iletişime geçmek isterseniz sosyal medya hesaplarımı takip edebilir; Koşmasaydım Yazamazdım ve diğer kitap önerilerimden bahsettiğim videomu izlemek için ise aşağıdaki linke tıklayabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.